Dünyanın en büyük barosu olmakla, Türk hukuk sisteminin Kutup Yıldızı olmakla övünen bir baronun, halen genel kurul ve seçim takvimini açıklamaması ya da bu konu hakkında bir yol haritasını meslektaşlarına duyurmaması düşündürücüdür. Düşündürücü olduğu kadar da bu sessizlik, İstanbul Barosu mensupları açısından ürkütücüdür.

Kendi bünyesinden yaratılan ikincisi bile genel kurul ve seçim takvimini duyurmuşken, henüz bir irade ortaya koymayıp “süreci gözlemleyelim” mantığı ile ortada duran bir yönetimin belki biraz itidalli olduğu düşünülebilir. Ancak bünyesinde bulunan 50 bin avukata da bu noktada bir açıklama borçludur.

İstanbul Barosu Yönetiminin, ivedilikle Baro Genel Kurulu hakkında bir karar alması ya da karar alınmıyorsa bununla ilgili mensuplarını bilgilendirici bir açıklama yapması zorunluluktur. Belirsizlik ortamı mevcut yönetimin yararına olabilir, ancak meslek yararına olmadığı muhakkaktır!