Biz bu reformları çok gördük!!

DGM’ler kalkıyordu, yerine Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri geldi.
Haksız tutuklamalar kalkıyordu, yerine liste üzerinden tutuklamalar geldi.
Avukatlık güçlendiriliyordu, yerine tutuklanan, dövülen, üstü aranan avukatlar geldi.
Avukatlık mesleğinin alanı genişliyordu, yerine özel danışmanlık ve iş takip şirketleri geldi.
Avukatlar dava dosyalarında söz sahibi oluyordu, yerine gizlilik kararları, vekaletsiz incelenemeyen dosyalar geldi.

Hukuk fakültelerine çeki düzen veriliyordu, yerine öğretim üyesi olmayan apartman fakülteler geldi.
Sulh Ceza Mahkemeleri kalkıyordu, yerine Sulh Ceza Hakimlikleri geldi.
Adli Kolluk İdari Kolluk ayrılıyordu, yerine yetkisi artırılmış hesap vermeyen polisler geldi.
İşkence önleniyordu, yerine sosyal, ekonomik ve psikolojik işkence geldi.

Hakimlik/savcılık güven, tecrübe ve liyakat mesleği olacaktı, yerine referansla atanan hakim / savcılar geldi.
Savcılar kürsüden aşağıya iniyordu, yerine validen emir alan savcılar geldi.
Hakimler bağımsız ve tarafsız oluyordu, yerine sürülme korkusu yaşayan hakimler geldi.
Yargı hızlandırılıyordu, yerine merkezden talimatlı sınırlı sorumlu arabulucular geldi.
Adliyelere erişim kolaylaşıyordu, yerine sıkı güvenlikli dünyanın en büyük adliyeleri geldi…

İyi ki reformlar yapıldı!! Şimdi, yeni bir yargı reformu paketi daha önümüze sürüldü. Hangi reformun ne zaman ve nasıl yapılacağı belli olmayan; bir planlama ve taahhüt içermeyen ve açıkça seçim yatırımı olan bu yargı reformunda avukatlara verilen sus payı ise yeşil pasaport!!

Biz Avukatlar, yeşil pasaport rüşvetini yemiyoruz, mesleğimizi yeşil pasaporta tahvil etmiyoruz. Biz Avukatların tek bir isteği var, adil ve bağımsız yargıda kendimize düşen görevi korkmadan yerine getirebilmek.
Her haftasonu alınan ama asla tutulmayan “Pazartesi muhakkak diyete başlıyorum” sözleri gibi reform paketlerine karnımız tok!

Avukat Hakları Grubu