Meslektaşımız Av. Mert Yaşar,

Sosyal medyadaki bir paylaşımı nedeniyle “dolaylı yoldan!” ‘Cumhurbaşkanına Hakaret’ suçlaması ile tutuklanmıştır. Paylaşımın suç teşkil edip etmediği veya ifade özgürlüğü içinde olup olmadığı konusu artık yargının konusudur.

Yargıya intikal etmiş bir paylaşımı ve sistematik hale getirilmiş tutuklama kararlarının tartışmasını bir yana bırakarak diyoruz ki;

Bir avukatın “kaçma” veya “delilleri karartma” şüphesi gibi bir sebeple tutuklanması, ne avukatlık mesleğinin doğası ile, ne de hukuk devleti ilkesi ile bağdaşır. Avukata verilen güvence, adına savunma hakkını kullandığı yurttaşların güvencesidir. Avukatın tutuklanması, aslında adına haklarını savundukları yurttaşların tutuklanmasıdır.

Avukatın tutuklanması, yargının kurucu unsuru olan avukatlara aslında gözdağı verilmesidir. Avukatın şahsi eyleminden dolayı hakkında iki ayrı disiplin soruşturması açılmasının istenmesi, aslında diğer avukatların bir şekilde terbiye edilmek istenmesidir.

Avukatlık bir güven mesleğidir.Tarihin her döneminde de böyle olmuştur. Bizler var oldukça böyle olmaya da devam edecektir.

Avukatın “kaçma şüphesi” ile tutuklanması;  biz Avukatların değil, hedef gösteren siyasilerin, “keyfi tutuklamaların merkezi” haline getirilen sulh ceza hakimliklerinin ve buna ses çıkaramayan baroların ayıbıdır.

AVUKAT HAKLARI GRUBU