Avukatlık Sözleşmesinden Doğan Davalar Eğitimi

Avukat Hakları Grubu, Merkez Yürütme Kurulu üyesi Av. Mehmet Can Seyhan tarafından 22 Eylül 2022 tarihinde Youtube ve tüm sosyal medya hesaplarımızdan yayınlanan ” Avukatlık Sözleşmesinden Doğan Davalar Eğitimi” başlıklı eğitim düzenlenmiştir. Eğitim videosu ve eğitim notlarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.

EĞİTİM NOTLARI

AVUKATLIK SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN DAVALAR PROGRAM NOTLARI

Anlatıcı: Av. Mehmet Can SEYHAN

  • Avukatlık ücret sözleşmesi ve sınırları

Avukatlık Kanunu m. 163 ile belirlenmiştir. Madde hükmüne göre şarta bağlı avukatlık ücret sözleşmesi yapılabileceği ve sözleşmenin sözlü olarak yapılabileceği düzenlenmiştir. Bununla birlikte, Avukat tarafından yapılan hukuki yardım belirli değilse sözleşmenin geçersiz olacağı madde hükmünde belirtilmiştir.

Ör: Avukatlık ücret sözleşmesinde, gayrimenkule ilişkin dava avukat tarafından sonuçlandırılacak ve ücret alınacak şeklinde düzenlenen hüküm davanın konusu belirsiz olduğundan sözleşme hükmü geçersizdir.

Ör: İşçilik alacakları davası için düzenlenen avukatlık ücret sözleşmesinde, avukat davayı takip edecek işin sonunda tahsil edilen tutarın faiz dahil %15’i ücret olarak ödenecek maddesi sözleşmeye konulmuş ise, bu kararlaştırma faiz ve toplam tutarın ne olduğu belirsiz olduğu için Yargıtayca geçersiz kabul edilmektedir. Burada, mahkemece belirlenen tutarın yüzde 15’inin ücret olarak ödeneceğini sözleşmeye yazarsak geçerli bir sözleşme olacaktır.

Yine Avukatlık Kanunu m. 164’ün ikinci fıkrasında, avukatlık ücretinin %25 tavan ücret olacağı kararlaştırılmıştır. Biz bu yüzdeyi aşan sözleşmeyi yapamıyoruz, Yine Avukatlık Kanunu m. 163’ün ikinci fıkrası gereği yüzdesel olarak bu yüzdeyi aşan durumlarda tavan yüzde geçerlidir.

Ancak avukatlık ücret sözleşmesinde ücreti maktu olarak belirlendiyse, yüzdesel belirlemeler için kararlaştırılan madde hükümlerine bakılmaz.

  • Kazanılan, kaybedilen tutar üzerinden yapılan ücret sözleşmeleri

Kazanılan tutarın belli bir yüzdesi olarak ücretin düzenlendiği sözleşmelerde, dava sonucu garanti edilemeyeceğinden, sözleşmenin geçersizliği sonucuna varılıyor. Peki biz burada ne yapmalıyız? Biz burada hem kazanılması hem de kaybedilmesi durumu için yüzdesel bir ücret belirlemesi yaparak sözleşmeyi düzenlemeliyiz. Veya tarifeye bakarız örneğin AAÜT gereğince 5.000,00-TL’den az olamaz kararlaştırılan tutar. Sözleşmeye herhalde 5.000,00-TL ödenecektir yazarak sözleşmeyi geçersizlikten kurtarabiliriz.

  • Dava değerinin para ile ölçülüp ölçülememesi durumunda yapılan ücret sözleşmeleri

Önce davanın değerinin para ile ölçülebilir olup olmadığına bakarız. Değeri para ile ölçülemeyen davalardan olan tapu iptal davasında, yüzde 10 gibi bir yüzdesel ücret kararlaştırılması sözleşmeyi geçersiz kılacaktır. Sözleşmenin geçersiz olduğu durumda Avukatlık Kanunu madde 164/4’ e bakılır.

Sözleşme yok ise Akdi vekalet ücreti;

Para ile ölçülebilir davalarda yüzde 10 ile 20 arası belirlenir. Yargıtay’ın ifadesi ile, ‘Ekstra bir avukatlık faaliyeti’ yapılmadıysa belirlenecek ücret yüzde 10’u aşamaz, aşması için özel bir delil gerekiyor.

Değeri para ile ölçülemeyen davalarda AAÜT’de belirlenen maktu ücret tutarı uygulanacaktır.

Örneğin İzale-i şüyu davası değeri para ile ölçülemeyen davalardandır. Gayrimenkul olduğu ve bilirkişi raporunda bedel tespiti yapıldığı için, avukatlık sözleşmeleri genelde yüzde üzerinden yapılmaktadır. Bir sözleşme yok ise burada maktu ücret hak kazanmak durumunda kalınacaktır. Peki hangi AAÜT? Davanın kesinleşme tarihindeki maktu ücret istenemez, işin başladığı tarih, davanın açıldığı tarih ya da vekaletnamenin düzenlendiği tarihteki AAÜT’de belirlenen ücret uygulanacaktır.

Soruya cevaben: Son AAÜT’de borçlu vekiliyle ilgili düzenleme yapılmıştır. Borçlu vekilinin icra takibine itiraz etmesi durumunda avukatın ücreti sözleşmede kararlaştırılmamışsa avukat maktu ücrete hak kazanacaktır.

  • Diğer Kanunlardaki düzenlemeler

TBK m. 27’e aykırı avukatlık sözleşmeleri hükümsüzdür.

Kamulaştırma kanunu md. 37 uyarınca, kamulaştırma bedel tespiti davalarında yüzdesel ücret kararlaştırılması yasaklanmış, aynı zamanda avukatlar açısından suç teşkil etmektedir.

  • Hapis hakkı

Hapis hakkı konusu için en önemli kavram muacceliyettir. Avukatlık ücreti ne zaman muaccel olur? Yazılı sözleşmelerde muacceliyet kaydı mevcuttur ancak sözlü sözleşmelerde muacceliyet kaydı olmadığı için avukatlık ücretinin muaccel olabilmesi için davanın nihayete ermesi bekleniyor.

Hapis hakkı kullanımının müvekkilin güvenini sarsmayacak ve şeffaf bir şekilde olması gerekiyor.

Avukatlık Kanunu’na göre vekalet ücreti, işin bitmesiyle yani kesinleşmeyle muaccel olur. Bu durum İcra takiplerinde işin tamamlanması anlamına geliyor. Muaccel olmadan hapis hakkının kullanılması usulsüz olacaktır.

Ör: davada hükmolunan bedelin yüzde 20’si avukatlık ücreti için kararlaştırılmış olsun. Mahkeme 50 bin alacağa hükmetti avukat ilamı icraya koydu 25 bin TL tahsilat yaptı, karşı taraf istinaf yaptı tehiri icra yapmadı biz burada ne yapacağız? Sözleşme yok bu nedenle muacceliyet kaydı yok. Akdi vekalet ücreti davanın kesinleşmesiyle muaccel olacağı için maalesef tahsil etsen bile davanın kesinleşmesini beklemen gerekiyor.

Karşı vekâlet ücreti dış ilişkide müvekkil karşı taraftan talep ediyor, iç ilişkide avukat müvekkilden alıyor. Müvekkilin 50 bin TL alacağı var avukatın 10 bin TL akdi vekalet ücreti var, bir de icra vekalet ücreti var, alacak tahsil edilmekle icra vekalet ücreti muaccel olacak o da 10 bin TL olsun, günün sonunda avukatı 20 bin TL alacağı var müvekkilin 50 bin TL. 35 bin TL tahsil edildi. Avukat yalnızca karşı vekalet ücreti olan 10 bin TL’yi kesebilir. Avukat akdi vekalet ücretinden de keserim derse, hapis hakkını usulsüz kullanmış olur. Çünkü avukatın akdi vekalet ücreti davanın kesinleşmesiyle muaccel hale gelecektir.

Yarın bir gün müvekkil hapis hakkının kullanımının usulsüzlüğünün tespiti ile 10 bin TL akdi vekalet ücretini isterse, avukat aldığı bütün ücreti iade etme borcu altına girecektir.

  • Avukatın bildirim ve müvekkilden masraf isteme yükümlülüğü

Sözleşmeye, sözleşmede belirtilen adres tebligat adresidir, müvekkile ulaşılmadığı halde tebliğ edilmiş sayılır hükmünü eklemek tavsiye olunur. Bununla birlikte sözleşmeye avukatın cep telefon kayıtları (elektronik kayıtlar da konulabilir) geçerlidir gibi delil başlangıcı niteliğinde hükümler koymak da faydalıdır.

Avukat parayı aldığı gibi müvekkile vermesi lazımdır. Avukat parayı aldı, o an müvekkilin alacağı sebebiyle avukata 89/1 gelmişse bu geçerli midir? Evet. Avukatın da bu parayı 89/1 alacaklısına ödemesi gerekebilir. Ancak bu durumda avukat karşı vekalet ücretini göndermek zorunda değildir, çünkü karşı vekalet ücretine haciz konulamaz.

  • Azil ve İstifa

Haksız azil ve haklı istifa durumunda avukat iş tamamlanmış gibi ücretin tamamını ve karşı vekalet ücretini alır.

Haklı azil ve haksız istifa yapılması durumunda avukat hiçbir ücrete hak kazanamaz, o davayla ilgili aldıklarını iade etmesi gerekmektedir. Ancak ör: 2 sene önce kesinleşen bir dosyamız var. Burada azil olsa bile kesinleşen dosyanın ücretini alırsın. Azil tarihinde devam eden işler için azlin ya da istifanın haklı olup olmamasına göre vekalet ücretinin hepsini alabiliriz ya da hiçbirini alamayız.

Ör: Müvekkil söz verdiği ücreti avukata ödemedi. Avukat sadece bir dosyadan istifa ediyorum diyemez. Tüm dosyalardan istifa edilmiş sayılır hatta sonradan aynı müvekkil ile çalışmak isterse yeni vekaletname çıkarılması gerekmektedir.

  • Sulh

Avukatlık Kanunu m. 165’e göre, önceden sulh durumunda taraflar sulh olmuşsa hem müvekkilden hem karşı taraftan akdi ve karşı vekalet ücretlerini isteyebiliyorduk. Ancak Yargıtay güncel kararlarında akdi vekaletten karşı tarafın sorumlu olmayacağına dair kararlar vermeye başlamıştı. İBK verildi ve akdi vekaletin sadece müvekkilden istenebileceği kararlaştırıldı. Karşı vekalet ücretinden ise müşterek ve müteselsil sorumluluğu var hem müvekkilin hem de karşı taraf asilin. Sulhun varlığını ispat yükü avukattadır.

Ör: Dava değeri 500 bin TL olsun. Taraflar 150 bin TL’ye anlaştılar. Tavsiye; bu örnekteki gibi dava değeri belliyse, akdi vekalet ücretinin sulh edilen değer üzerinden istenmemesi gerekir. Sulh üzerinden gitmenin pratikte bir faydası yoktur.

  • Avukatın avans ve masraf isteme hakkı, avukatın masraf yapmama yükümlülüğü

Avukatlık Kanunu’na göre avukat, müvekkili için bir iş yaptıysa önden parayı aldığı kabul edilir. Yoksa alınmadığını avukat ispat edecektir.

Ör: avukat bir dava açacak, sonrasında müvekkile ulaşıp ulaşamayacağı belli değil. Ne kadar masraf alacağı, yapılacağı belli değil. Burada avukat, baştan sözleşmede mümkün mertebe ulaşım vs. gibi masrafları yüksekten yazması gerekir.

Meslek kuralları 47 gereğince, avukatın müvekkiline açacağı avukatlık ücret davasını baroya önceden bildirmesi gerek. Bildirmeden de açabilirsin ama açarsan disiplin suçu işlemiş olursun. Ancak nihayetinde bildirme yükümlülüğü dava şartı değildir.

  • Avukatlık vekalet ücretinden doğan davalarda Görev

Tüketici Kanunu’nda düzenlenmesi itibariyle; avukat, iş sahibinin(müvekkil) mesleki ve ticari faaliyetinden kaynaklanan davasını takip ediyorsa, müvekkil burada artık tüketici olmaz, ücret uyuşmazlığından kaynaklanan davalar asliye hukuk mahkemesinde açılır,

iş sahibinin(müvekkil) mesleki ve ticari faaliyetinden kaynaklanan davası değilse bütün davalar tüketici mahkemesinde görülecektir.

İşçilik alacaklarının mesleki faaliyet olduğu kabul edilmiştir. Bu hususta tartışma vardı artık Asliye Hukuk Mahkemesi’nde davanın açılacağı netleşti.

Ör: Boşanma davası tüketici mahkemesinde görülecektir gibi.

  • Tahkim

Avukatlık vekalet ücretinden doğan davalar Tahkime elverişli. İstanbul tahkim merkezi 3 veya 6 ayda nitelikli hakemlerle uyuşmazlığı çözüyor. Önemli nokta, tahkime götürebilmemiz için sözleşmeye tahkime ilişkin hüküm koyulması gerekmektedir.

  • Tüketici mahkemelerinde Tüketici Hakem heyeti, zorunlu arabuluculuk durumu

Yeni getirilen düzenleme ile, 30.000 TL’ye kadar uyuşmazlıklar tüketici hakem heyetinde çözülür. 30.000 TL altında kalan bir uyuşmazlığı için davayı tüketici mahkemesinde açacaksan, tüketici hakem heyetine de gideceksin, sonrasında zorunlu arabulucuya da başvuracaksın. Peki Bunu nasıl aşacağız? Madde hükmünde, İcra iflas hükümleri saklı kalmak kaydıyla diyor. Tavsiye; icra takibi başlatın. Bunun için tabii alacağı önceden hesaplamak lazım, takibe itiraz gelirse tüketici mahkemesinde itirazın iptali davası aç burada hakem heyetine ya da arabulucuya gidilmesi gerekmez.

  • Özel durumlar

Avukatlık sözleşmelerinde 3. kişi lehine sözleşme yapılabilir.  Örneğin işi üstleneceğiniz kişi cezaevinde ise ailesiyle sözleşme yapılabilir. Burada müvekkil adına dava açıyorsun ama ücreti ödeme yükümlülüğü Üçüncü kişi üzerindedir. Ücret alacağı davasını da üçüncü kişiye açacaksın. Yoksa dava husumetten reddedilir.

Müşavirlik sözleşmeleri şirket danışmanlığında, sadece sözleşme hükümlerini dikkate alacağız.

Soruya cevaben: Avukat ıslah yapmadan azlediliyor. Sözleşme yapılmamışsa, avukatın ücreti talep hakkı azil ya da istifa tarihindeki müddeabih üzerinden olacak.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir